January 19, 2014
Yeni Aldıklarım
1) Paco Rabanne Lady Million 80 ml: 2 seneden beri istediğim bu parfümü en sonunda 2 hafta önce Rodos'tan dönerken duty free'den aldım. O güne özel %15 indirimle de 160 liraya geldi. Kendi sitesinde yazdığı üzere üst notalarda neroli (bir çeşit portakalın çiçeğinden elde edilen yağ), ve bigarade (bu portakalın kendisi) bulunuyor. Orta notalarda portakal çiçeği ve arap yasemini yağı bulunuyor. Alt notalara gelirsek de nane familyasından pathcouli ve cistus labdanum adlı bir çiçek bulunuyor. Tabii ki bu kokuların hiçbirisine birebir aşina değilim, tabii ki kokudan çok anlamıyorum. İşte bu yüzdeeen sitenin kendisini bir kenara bırakırsak genel görüş bu parfümün ağırlıklı olarak bal ve yasemin koktuğu doğrultusunda. Tek başına yasemin gibi değil de, azıcık tatlı sertliği var. O da sanırım bu bitter orange'tan geliyor. İlk sıktığınızda biraz asidik, belki biraz ağır gelebilir ancak kısa süre içinde teninizin kokusuyla yumuşuyor ve daha tatlı bir hal alıyor. Kalıcılığı harika beni tüm gün götürüyor. Bence bir kış parfümü. Havalar ısındığında da ise Carolina Herrera 212 VIP ile devam edilir. Lady Million 212 VIP'den biraz daha ağır ama biraz daha feminen. Şişesine ise ayrı bayıldım, sanki elimde kocaman bir mücevher tutuyorum.
2) Lush Aqua Marina Facial Cleanser: Bu ara Lush ve taze ürünlerine takmış durumdayım. Hayvan deneylerine karşı olmaları çok önemli benim için. Aqua Marina'nın içinde kendi sitelerinde yazdığı üzere, "cildi nemli tutması için gliserin, ciltteki kızarıklığı alması için doğal bir kil olan kalamin pudrası, yağı ve kiri emmesi için kaolin, doğal mineral bakımından çok zengin, ciltteki kızarıklığı alıcı, detox etkili, cildin sıkı kalmasını sağlayıcı, Atlantik Okyanusu'ndan alınan Irish Moss deniz yosunu, yine cildi yenileyici, dolaşımı artırıcı, izleri azaltıcı aloe vera, toksinlerin hızlı erimesini sağlayan, cildi sıkılaştırıcı, parlatıcı tatlı portakal yağı ve yeni cilt hücrelerinin oluşumunu sağlayan patçuli yağı" içeriyor. Benim yüzüm çok yağlı değil, sadece gün içerisinde T bölgemde yağlanma oluyor. Bu nedenle kurutmayan ama nemlendiren bir yüz temizleyicisine ihtiyacım vardı. Aqua Marina isteklerimi büyük oranda karşıladı. Kutuyu açtığınızda içinde yosunla kaplı yumuşak bir kil buluyorsunuz, biraz koparız avuzunuza koyun ve birazcık suyla kıvamını açın. Ardından yüzünüze uygulayın. Ben özellikle T bölgeme ve yüzümün çevresine uyguluyorum. Genelde 5-10 dakika sonra ılık suyla yıkıyorum. Hem yüzüm tamamen arınmış ve ferah hem de nemli oluyor. Eğer yüzünüz daha kuruysa yıkadıktan sonra yine de kremle nemlendirmek isteyebilirsiniz.
Bildiğiniz gibi Lush'ın çoğu ürünü taze, yani son kullanma tarihi var. Lush'a son uğradığımda yardımcı bayanla konuşurken bana son kullanma tarihi yaklaşan ürünleri buzdolabına koyabileceğimi, bu kullanma süresini uzatacağını söyledi. Ben de hemen gittim koydum. Aslında daha iyi oluyor böyle, yüzüme serin serin uygulamak. Pişman olmayacağınız bir ürün. Fiyatı ise 100 gramı 31 lira.
3) MAC Select Moistercover: Stick'im bitince MAC'te çalışan makyaj uzmanı bana bunu önerdi. Orta kapatıcılıkta ve likit. Cildimiz bu kadar genç ve tazeyken tam kapatıcı herhangi bir makyaj ürününden uzak durmalıymışız :) Sorun yok, bu concealer isteklerimi karşılıyor. Ben NC30 kullanıyorum. Aynı bayan fırça kullanarak hem daha iyi yayabileceğim hem de üründen tasarruf edeceğimi söylese de gözlerimi yaşartmaktan başka bir şey yapmıyor fırçalar :( Ben de mecburen parmağımla yayıyorum. Şişesi lipgloss gibi enteresan olsa da fena değil. Hem küçük hem bereketli olması avantaj. Fiyatı ise 55 lira.
4) MAC Mineralize Skinfinish Natural: Önceki yazımda bahsetmiştim bu pudra üzerine. Şimdiye kadar kullandığım en iyi pudra. Çok doğal bir yumuşaklık bırakıyor yüzde ve renkleri dengeliyor. Fiyatı 85 lira. Bir önceki pudramın her gün kullanmama rağmen 1.5 sene gittiğini düşünürsek bence gayet iyi.
5) Lush Atomic Toothy Tabs: Bunu son dakika kasada görünce aldım. Sık sık seyahate çıktığım için ve el bagajıma sıvı çoğu şey koyamadığımdan ötürü elimden geldiğince travel sized ve travel friendly ürünler almaya dikkat ediyorum. Bu da onlardan biri. Hap şeklinde diş macunu. Kasadaki kız ağzımıza bir tablet atıp biraz da su alarak köpürtebileceğimizi söyledi. Diş fırçası yoksa da yine aynı şekilde köpürtülerek, gargara yapılarak ağız ve diş hijyeninizi uzun yolculuklarda ya da müzik festivallerinde sağlayabiliyorsunuz. Ben aldığımda 12 liraydı, içinde kaç tane var bilmiyorum ama baya bi var gibi :D Galiba en azından 30 tane. Tadına gelirsek, Atomic çok yoğun bir zencefil tadına sahip. Erkek arkadaşımla biz aç karnına kullandığımız bir gün hemen kullanıp tükürmemize rağmen uzun süre midemizi bulandırdı. Bir akşam ise yemekten sonra kullandığımda sıkıntı yoktu.
6 ve 7) The Body Shop Absinthe Purifying El Kremi ve Hediye Törpü: Bu benim şapşallığım. The Body Shop'tan küçük boy Absinthe Purifying El Kremi almıştım, yanındaki törpü de hediyesiydi. Onu da numaralandırmışım yanlışlıkla. Bu set yanlış hatırlamıyorsam 15 lira civarıydı. Body Shop'ın Adil Ticaret'i (Fair Trade) desteklemesi ve hayvan deneylerine karşı çıkması bence bu politikaları uygulamayan markalardan çok çok daha üst seviyelere çıkartıyor. Absinthe Purifying Krem triclosan free bir ürün ve her cilt tipine uygun. Benim en çok sevdiğim özelliği ise cildim tarafımdan hemen emilmesi ve geride yağlı bir his bırakmaması. Kokusunu ise ayrı seviyorum. Bu ürünü bazen yüzüme uyguladığım da oluyor.
TBS'ın diğer kremlerine gelirsek, cannabis başta olmak üzere enteresan karışımları ve kokularıyla diğer kremleri arasından mutlaka ihtiyaçlarınızı karşılayacak bir ürün bulabilirsiniz. Bu ara yüzde elli indirimde olan The Body Shop'a mutlaka uğrayın!
8) The Body Shop Küçük Tarak: Bunu da yine hazır gitmişken aldım. Çok kullanışlı ve gün içinde saçlarımı düzeltmeme yardımcı oluyor. Benim için bir şeylerin az yer kaplaması önemli. Atıyorum bunu makyaj çantama, rahat. Ayrıca çok sevimli.
9) John Frieda Luxurious Volume Kuru Şampuan: Sephora beni kuru şampuanıyla üzdükten sonra bu sefer gidip bildiğim bir marka alayım dedim. John Frieda'nın 100 ml'lik bu şişesi 27 liraya mal oldu. O da hemen bitecekmiş gibi bir his var içimde. Sephora'nın kuru şampuanına kıyasla çok daha iyi. Sadece 2 kere kullanarak 5 gün daha yeni duştan çıkıp saçlarımı kurulamışım gibi bir tazelikle dolaştım. Kokusu da güzel, pudra bırakmıyor. Miktarına göre fiyatı bu kadar pahalı olmasa bitince yine alırdım ama sanırım yeni bir kuru şampuan arayışına çıkıcam. Aklımda Lush'un No Drought'u var, bakalım :)
10) Lush American Cream Saç Kremi: Şişenin üzerinde anlattığı kadarıyla ürün bunları vaat ediyor "Çilek ve vanilya kokteyli saç kremi ile tüm erkeklerin bakışları üzerinize çevrilecek. Saçınıza muhteşem yumuşaklık sağlamak ve tatlı bir koku bırakmak için iki kat güçlü saç kremimiz". Kokusundan başlayacak olursak, Lush'ın ürünleri ya tanrısal kokar ya da hoş kokmaz. Ne yazık ki bu ürün hiç de bahsettiği gibi çilek ve vanilya kokmuyor. Bana daha çok lavanta ve ilaç kokusu gibi geliyor. Tatlı olan hiçbir kokusu yok. Ben bile kokusundan bu kadar etkilenmemişken acaba hangi erkek bakışlarını üzerime çevirecek çok merak ediyorum. İşlevine gelirsek de, normal bir saç kreminden çok bir farkı yok bence. Tek farkı doğal olması, bunu saçımda bıraktığı etkiyle hissedebiliyorum. Ama saçımı çok açtığı söylenemez. Gliss Ultimate Repair saç kreminden daha iyi bir saç kremi görmedim henüz. Eğer saçlarınız benim gibi aşırı yıpranmış değilse bu saç kremi size yeterli gelecektir ama yine de daha iyi saç kremleri bulabilirsiniz. Fiyatı 500 gramı 70 lira.
Yine özetler halinde ürünlerin üzerinden geçtim. Bir sorunuz varsa ya da ayrıntılı açıklama isterseniz lütfen yazın.
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment